|
There are no translations available  Anna Dmitrieva Dostoevski Dil Merkezi sahibi, Saratov Devlet Üniversitesinden mezun olduktan sonra Ankara Tömer’de Türkçe eğitim almış olan Anna Dmitrieva ile yaptığımız küçük sohbette bize hem Türk öğrenci portresini çizdi hem de Rusça eğitiminin püf noktalarına değindi. Puşkin Üniversitesindeki doktorasında “Türklerin Rusça öğrenirken yaptıkları hatalar” üzerine tez veren Dmitrieva, Rusça öğrenmek isteyen Türklerin aklına takılabilecek sorulara cevap verdi. Neden böyle bir kurs açmak istediniz? Birincisi bu tezimin konusuydu. Zaten en çok istediğim şey, hayalim Türkler için Rusça öğrenme kitabı yazmak. Ayrıca çok talep geldi. Özellikle Türklerden. Şimdi başka kurslar da var ancak o zaman için bu bir ihtiyaçtı.
Kurs açılalı ne kadar oldu? 3 yıl oldu. Kursda Türkler’e Rusça, Ruslar’a Türkçe eğitimi veriyorsunuz. Peki genelde hangisi daha ağırlıklı? Gelen öğrenciler arasında Türkler ve çoğunlukla da çalışanlar daha fazla. Gelen öğrencilerin genel portresi nasıl? Gelen öğrencilerin genel portresi, çoğunlukla yeni gelmiş, orta gelirde, çoğunlukla mühendis, bir inşaat firmasında çalışan, Rusya’ya tecrübe için gelen kişiler. Çok çalışıyor olmalarına rağmen akşam saatlerinde talep daha fazla. Gündüzleri de çoğunlukla bayanlar. Kursunuzda hangi programı uyguluyorsunuz? Milli Eğitim Programını uygluyoruz. Bu program 6 seviyeden oluşuyor. İlk 3 seviyeden sonra 1. sertifika sınavı var. Bu sınavı veren öğrenci üniversitede hazırlık okumuş gibi oluyor yani verilen sertifika hazırlık bitirmiş bir öğrencinin alacağı tipte bir belge. Bundan sonra arzu eden üniversitede eğitime istediği bir bölümden devam edebilir. İş yerlerinde de bu sertifika kabul ediliyor. 3. seviyeden sonra uzmanlaşma başlıyor. Bu bölümde devam ettiğiniz meslek, uzmanlık ile ilgili Mesleki Rusça eğitimi veriliyor. 6. seviyeyi de bitirdikten sonra sertifika alındığı takdirde artık tercümanlık sertifikası da alınmış olunuyor. Sınavlar Milli Eğitimden gelen gözlemciler tarafından ve kendi soruları ile yapılıyor. Ancak çoğunlukla ilk sertifika seviyesini geçenler devam etmiyorlar. Öğretmenleriniz hakkında biraz bilgi verir misiniz? Toplam 12 öğretmen var. İçlerinden ben dahil olmak üzere iki kişi Türkçe biliyor. Öğretmenlerimizin hepsi sertifikalı öğretmenler.Türkçe bilmeyen öğretmenler için bir küçük kitapçık hazırladık. Alıştırmaları ve çevirileri oradan takip ediyorlar. “Dorogo Rocci” kitabı normalde takip ediliyor ve belli bölümlerden sonra da o kitapçıktan çeviri ve alıştırmalar yapılıyor. Öğrencilerimiz içn hazırladığımız tablo, şema ve kartlarımız da mevcut. Sizce öğrenciler Rusça eğitimi sırasında Türkçe bilen mi bilmeyen mi öğretmeni tercih etmeliler? Öğrenci eğer üniversite mezunu ise, önceden en az bir yabancı dil biliyorsa Türkçe bilmeyen öğretmen daha avantajlı. Türkler’in Rusça dil öğrenimleri sırasında en çok zorlandıkları neler? Vurguda zorlanıyorlar bu nedenle de fonatik sorunlarımız oluyor. İsmin hallerinde eklerden dolayı bazı sorunlar oluyor ve bir de tamamlanmış tamamlanmamış fiillerle, hareket fiillerinde sorunlar yaşıyoruz. Ancak anlatım şekli çok önemli. Eğer doğru anlatım tarzı kullanılırsa bunlar çok büyük sorunlar değil. Hareket fiilleri ve tamamlanmış tamamlanmamış fiiller için özel bir anlatım metodumuz var çünkü bütün öğrencilerin ortak olarak çekindiği konu bunlar. Rusça öğrenmek isteyenler için tavsiyeniz nedir? Dil öğrenirken en önemli şeylerden birisi duyuları harekete geçirmek. Görmek, duymak ve dokunmak. Öğrenci öğrendiği şeyi mutlaka görmeli ya da zihninde canlandırabilmeli. Ayrıca dil öğrenirken öncelikle o dili gerçekten öğrenip öğrenmemek istediğinize karar vermelisiniz. Neden öğrenmek istediklerini bilmeleri gerek ve nasıl öğrenmek istediğini bilmesi gerek. Kursda mı, kendi kendine mi yoksa pratik yaparak mı. Motivasyon çok önemli. Anna Dmitrieva Dostoevski Dil Merkezi www.dostoevski.net |